Yerin derinliklerinde inşa edilen ve resmi olarak ‘Metropolitan Area Outer Underground Discharge Channel’ olarak adlandırılan sistem, halk arasında ‘yer altı tapınağı’ olarak bilinmektedir. Bu ilginç isim, yapının içindeki muazzam beton kolonların antik tapınakları andıran görüntüsünden kaynaklanmaktadır. Toplam uzunluğu yaklaşık 6,3 kilometreyi bulan tüneller, bazı bölgelerde 50 metre derinliğe kadar inmektedir. Bu tüneller, çevredeki nehirlerden gelen aşırı yağışlar sonucu oluşan taşkın sularını dev bir yer altı rezervuarında toplamaktadır. Sistemin inşası için harcanan toplam maliyetin 2 milyar doları aştığı belirtilmektedir.
Sistemin en dikkat çekici kısmı ise ‘basınç ayar tankı’ olarak bilinen geniş rezerv alanıdır. Yaklaşık 177 metre uzunluğundaki bu alanda onlarca dev beton kolon bulunmaktadır ve bazı kolonlar 18 metreye kadar yükselmektedir. Bu büyüklükleri sayesinde ziyaretçilerin dikkatini çeken alan, birçok kişi tarafından film sahneleri veya antik yer altı tapınaklarıyla kıyaslanmaktadır. Şiddetli yağışlar sırasında taşkın suları öncelikle dikey şaftlara yönlendirilmekte, ardından dev tüneller aracılığıyla rezerv alanına aktarılmaktadır. Burada toplanan su, güçlü türbin sistemleri vasıtasıyla Edo Nehri’ne tahliye edilmektedir.
Yetkililerin verdiği bilgilere göre, sistemin dev pompaları saniyede yaklaşık 200 metreküpü aşan suyu tahliye edebilme kapasitesine sahiptir. Özellikle tayfun mevsiminde Tokyo çevresinde sıkça yaşanan su baskınlarının önlenmesi amacıyla aktif olarak kullanılmaktadır. Projenin inşası yıllar süren bir süreçte tamamlanmış ve milyarlarca dolarlık bir yatırım gerektirmiştir. Uzmanlar, bu sistemi dünyanın en büyük yer altı taşkın kontrol projelerinden biri olarak değerlendirmektedir. Günümüzde bazı bölümleri rehberli turlar aracılığıyla ziyaret edilebilen bu yapılar, mühendislik harikası oluşu ve etkileyici görünümü ile Japonya’nın en dikkat çekici altyapı projeleri arasında yer almayı başarmıştır.