Efes Antik Kenti’ne beton döktüler

Img

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve geçmişi MÖ 6600 yıllarına dayanan Efes Antik Kenti’nde inşası süren Karşılama Merkezi projesine yönelik tepkiler büyüyor. Yüksek paravanların ardına gizlenen inşai faaliyetlere karşı dava açan Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), bölgede yaşanan tahribatın ulaştığı boyutu kamuoyuyla paylaştı. Yapılan yazılı açıklamada, 26 Haziran 2026 tarihinde sahada gerçekleştirilen bilirkişi incelemesi ve keşif sürecinin ardından inşaatın yavaşlamak yerine daha da hızlandığına dikkat çekildi.

“DOĞAL PEYZAJ HOYRATÇA BOZULDU”

Bölgedeki ekolojik ve tarihi yıkıma vurgu yapılan açıklamada, “Sahada 26.06.2026 tarihinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sırasında gözlemlendiği üzere, koruma için hiçbir önlem alınmamış, doğal peyzaj hoyratça bozulmuş, flora ve fauna darmadağın edilmiştir. Proje alanında keşif ve bilirkişi incelemesi öncesinde yavaşladığı görülen inşai faaliyetler, incelemenin tamamlanmasıyla beton dökme işleri de dahil olmak üzere birden bire hızlanmıştır. Bu yoğun çalışma, meydana gelen tahribatların büyümesine, dava açılışında talep edilen yürütmenin durdurulması değerlendirilmesinin aylar sonrasına ertelenmesiyle de geri dönüşü olmayan yıkıma sebep olacaktır” denildi.

“UNESCO’YA BİLDİRİM YAPILMADI”

Projenin yasal dayanaklarına ve uluslararası sözleşmelere aykırı yürütüldüğünü belirten EGEÇEP, alanın 2014 yılında hazırlanan Efes Alan Yönetim Planı’ndan farklı bir noktada seçildiğini kaydetti. Proje öncesinde Kültürel Miras Etki Değerlendirme Raporu (KMED) hazırlatılmadığı ifade edilirken, Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeler gereği UNESCO Dünya Miras Merkezi’ne yapılması zorunlu olan bildirimin yapıldığına dair dava dosyasına hiçbir belge sunulmadığı vurgulandı.

“GİZLİ KALMIŞ ESERLERİN AKIBETİ MEÇHUL”

İnşaatın yükseldiği alanın arkeolojik potansiyeline dikkat çekilen açıklamada, 1978 yılında bulunan paha biçilemez Musalar Lahdi’nin tam da beton dökülen bu noktada ortaya çıkarıldığı hatırlatıldı. Ayrıca projenin sadece 15 metre uzağında Vedius Gimnazyumu ve Nehir Tanrısı Kaystros heykelinin bulunduğu bölgenin, antik kentin “nekropolü (mezarlığı)” olmasının beklendiği ifade edildi. EGEÇEP, 2013 yılında jeoradar ve jeofizik araştırmalarıyla varlığı kesin olarak belirlenen taşınmaz kültür varlıklarının akıbetinin ise “meçhul” olduğunu belirterek, söz konusu GPR (jeoradar) ölçüm sonuçlarının mutlaka dava dosyasına konulmasını veya yeni bir ölçüm yapılarak kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.

yok

Author: Serkan Koç