YZ Araçlarının İş Yerinde Yaygınlaşması: Siber Güvenlik Riskleri
Kaspersky tarafından Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesinde yapılan araştırmaya göre, iş yaşamında yapay zeka (YZ) araçlarının kullanımı artarken siber güvenlik konusundaki hazırlık düzeyi düşük seviyede bulunuyor. “İş Yerinde Siber Güvenlik: Çalışan Bilgisi ve Davranışı” adlı araştırma, bölgedeki profesyonellerin %71,8’inin YZ araçlarını işlerinde kullandığını ortaya koyuyor.
Türkiye’de katılımcıların %95’i “üretken yapay zeka” terimini biliyor. YZ araçları, çalışanların günlük iş rutinlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Metin yazma ve düzenleme (%68), e-posta hazırlama (%38), görsel veya video üretimi (%46) ve veri analitiği (%40) en sık kullanılan alanlar arasındadır.
Eğitim Eksikliği Siber Güvenlik Risklerini Artırıyor
Araştırmanın önemli bir bulgusu, çalışanların yapay zeka risklerine karşı hazırlıklı olmamalarıdır. Profesyonellerin %50’si YZ kullanımıyla ilgili herhangi bir eğitim almamıştır. Eğitim alanların sadece %27’si YZ kullanımının siber güvenlik yönleri hakkında bilgi edindiğini belirtmiştir. Halbuki bu eğitimler, veri sızıntıları ve “prompt injection” gibi yapay zeka kaynaklı risklere karşı koruma sağlamada önemlidir.

Kurumsal Denetimsizlik: Gölge YZ (Shadow AI)
Uzmanlar, şirketlerin çalışanların yapay zeka kullanımını daha şeffaf ve güvenli hale getirmesi için genel bir YZ kullanım politikası oluşturmasını önermektedir. Bu politika, belirli veri türlerinde veya görevlerde YZ kullanımını sınırlayabilir ve yalnızca onaylı araçların kullanımına izin verebilir. Politikanın resmi olarak belgelenmesi ve çalışanlara gerekli eğitimlerin verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, kurumların YZ kullanımını izleyerek güvenlik önlemlerini bu bilgilere dayanarak sürekli olarak güncellemesi tavsiye edilmektedir.
Konuyla ilgili görüş bildiren sektör yöneticileri, kurumsal düzeyde YZ kullanımında ne tam bir yasağın ne de sınırsız özgürlüğün etkili sonuçlar vermediğini belirtmektedir. Farklı departmanların kullanımına göre farklı erişim seviyelerini belirleyen dengeli bir politikanın, uygun eğitimlerle desteklenerek esneklik ve güvenli kullanımın önünü açacağına dikkat çekmektedirler.