Ekonomi Dünyası: Çok kritik bir hafta başlarken, küresel finans sistemi bıçak sırtında

Çoğumuzun malumu yazılı olmayan kurallardan biridir: “Eğer biri size her şeyin yolunda olduğunu ve endişelenmenize gerek olmadığını söylüyorsa, tam tersinin doğru olduğundan kuşku duyabilirsiniz.”

ABD’de üç bankanın art arda batışının ardından (birazdan ayrıntılarını anlatmaya çalışacağım) Hazine Bakanı Janet Yellen, ülkenin bankacılık sisteminin sağlam kalmaya devam ettiğini, atılan adımların, mevduat sahiplerinin tasarruflarının güvende kalmasını sağlama kararlığını gösterdiğini, hükümetin bankacılık sistemine olan güveni güçlendirmek için “kararlı ve güçlü” adımlar attığını söyledi.

ABD Başkanı Joe Biden, tüm hesapların devlet tarafından güvence altına alındığını açıkladı. Almanya Başbakanı Olaf Scholtz, “Avrupa’da finansal kriz riski yok. Durumu yakından takip ediyor ve hızla eyleme geçiyoruz. Mevduatların korunması için mümkün olan en iyi yol izleniyor. Endişeyi gerektirecek bir durum yok” dedi.

Ancak ne mevduat sahipleri ne de Wall Street pek öyle düşünmüyordu.

BANKACILIK PANİĞİ AVRUPA’YA DA SIÇRADI, CREDIT SUISSE TÖKEZLEDİ

Silvergate Capital ve Signature Bank, daha çok kripto para piyasasında yaşanan düşüşlerden etkilenerek iflas ettiğini açıklayan iki küçük bankaydı. 10 Mart Cuma günü ise 2008’deki küresel finansal krizden sonra en büyük banka iflaslarından biri yaşandı.

ABD’nin 16’ıncı büyük bankası olan Silicon Valley Bank (SVB) panik halinde mevduatlarını çeken müşterilerinin taleplerini yerine getiremeyince iflasını açıkladı. ABD’li yasal kurumlar kontrolü alarak bankaya müdahale etti. Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC) mevduatları garanti altına alarak, parasını çekmek isteyenlerin taleplerini karşıladı.

Ne yazık ki panik burada bitmedi. Avrupa’ya da sıçradı.

BU KEZ FIRST REPUBLIC BANK HEDEFTEYDİ, BÜYÜKLER KURTARDI

Daha önemlisi, 16 Mart günü zor durumdaki bir banka daha; First Republic Bank müşterilerin panik halinde mevduatlarını çekmeye başlaması üzerine iflasın eşiğine geldi. Büyük bankaların 30 milyar dolar nakit enjekte etmesi üzerine biraz nefes alabildi.

Avrupa’da ise İsviçre’nin ikinci büyük bankası Credit Suisse’in hisseleri yüzde 30 inişe geçti. Panik devam ederken İsviçre Merkez Bankası, zor durumdaki bankaya 54 milyar dolar enjekte etti. Bu bankayı ülkenin en büyük bankası UBS satın almak üzere… Hafta sonu tüm ekonomi dünyası bu konudaki görüşmeleri takip etti. Eğer satın alma olumlu sonuçlanmazsa, bu hafta çok zor geçebilir.

GEÇEN HAFTA BORSALAR ALARM VERDİ, BANKA HİSSELERİ ÇÖKTÜ

Borsalar en kötü haftalarından birini geçirdi, banka hisseleri adeta çöktü. Cuma günü Dow Jones yüzde 1.2, S&P 500 yüzde 1.1 geriledi.

Nakit enjeksiyonu paniklemiş yatırımcıları sakinleştiremedi; First Republic Bank hisseleri haftalık yüzde 70, sadece Cuma günü yüzde 33 değer yitirdi.

Sadece ABD’de değil; Britanya’da FTSE 100 endeksi 11 ayın en düşüğüne inerken, İspanya’da IBEX 35 endeksi haftalık yüzde 6.1, Fransa’da CAC 40 yüzde 4.1 geriledi.

Avrupa’da 600 hissenin ortalamasından oluşan büyük endeks European Stoxx hafta içinde yüzde 3.9, bankacılık endeksi yüzde 11.5 değer yitirdi.

JPMorgan, Citigroup ve Wells Fargo gibi ABD’nin en büyükleri ile Deutsche Bank, Commerzbank, Santander, Unicredit, HSBC, Barclays gibi Avrupa’nın en büyük bankalarının hisseleri yüzde 3-4 seviyesinde geriledi.

Böyle zamanların güvenli sığınağı altında fiyatlar ons başına 1.960 dolar ile 11 ayın en yükseğine çıktı, geçen hafta yüzde 5 değer kazandı.

BANKACILIK SİSTEMİNE NAKİT ENJEKSİYONU İLE PANSUMAN…

Küresel bankacılık sistemine bir hafta içinde yapılan nakit destekleri 300 milyar doları geçti. Merkez Bankası (FED) batık üç bankadaki tüm mevduatları garanti altına aldı, 140 milyar dolarlık nakit pompaladı. Ayrıca, ihtiyaç duyan diğer bankaları da 153 milyar dolarlık nakitle besledi. Hala büyük bir tedirginlik var. Bu hafta neler olacak? Tahmin etmek fazlasıyla güç…

Moody’s, ABD bankacılık sektöründeki operasyonel ortamın hızla bozulması nedeniyle bankaların görünümünü durağandan negatife çevirdi.

BANKACILIK KRİZİNDE RİSKLER NİYE ARTTI?

Peki, bankalar niye battı ve bankacılık krizinde riskler niye arttı?

40 yıllık mazisi olan SVB teknoloji ve sağlık sektöründeki start-uplara verdiği kredilerle biliniyor ve 2022 sonunda 209 milyar dolar aktif varlığa sahipti. Daha çok kripto müşterileri yoğun ve kripto paralar konusunda etkili bir banka olan Signature Bank’ın da varlıkları 110.4 milyar dolar, toplam mevduatı ise 88.6 milyar dolardı.

Banka batışlarının temel nedeni, yeni yasal düzenlemelerle finansal kontrol mekanizmalarının gevşetilmesi diyebiliriz. Bankaları iflasa götüren olay ise, FED’in enflasyonla mücadele amacıyla gösterge faiz oranını 11 ay içinde yüzde 0.25-0.50 seviyesinden yüzde 4.5-4.75’e çıkarması oldu.

FED’İN FAİZ ARTIRIMLARI BANKACILIK SEKTÖRÜNÜ NASIL ETKİLEDİ?

Bu bankacılık sisteminde şöyle bir etki yarattı: Faiz artırımlarıyla beraber bankaların elinde tuttukları veya yeni aldıkları uzun vadeli ABD Hazine tahvillerinin faizleri de arttı. Tahvillerin faizi yükselirken, fiyatı düştü.

Eğer bankalar ellerindeki yüksek faizli tahvil veya bonoları satmazlarsa karlı durumdalar. Ancak, eğer sıkışıp kaynak arayışında tahvil satmaya kalkarlarsa düşük fiyattan gideceği için büyük zararlar söz konusu…

SVB olayında aynen böyle oldu. Bankanın durumunun iyi olmadığını düşünen çok sayıda risk sermayesi firması Şubat sonundan itibaren mevduatlarını çekmeye başladı, hissedarlar da hisselerini sattı. Bankanın büyük nakit açığı oluştu. Bir bankanın karşılaşabileceği en kötü senaryoyu yaşayan SVB, birdenbire ve yüksek miktardaki nakit çekilişini karşılamak için elindeki devlet tahvillerini satmak istedi. Ancak tahvillerin fiyatının düşük olması bankanın durumunu daha da kötüleştirdi ve iflastan kurtulamadı.

Tabii şunu da söylemek lazım; FED özellikle koronavirüs salgını döneminde finansal sisteme müthiş para enjekte etti. Bu tutar 4 trilyon doları buldu. Borsalar yükseldi, en zenginler servetine servet kattı. Bankalar da ağırlıklı olarak devlet tahvillerine yatırım yaptı,

ABD bankacılık sektörünün şu anda en büyük sorunu bu… Yükselen Hazine tahvil faizi nedeniyle 23 trilyon dolar büyüklüğündeki sektörün, kâğıt üzerinde (gerçekleşmemiş) 620 milyar dolar tahvil zararı var. Bankalar zor durumda kalıp, tahvilleri satmak zorunda kalmazsa bir sorun yok. Ama ya?…

KÜRESEL FİNANSI ŞOK EDEN AŞIRI SICAK HAFTANIN ÖYKÜSÜ

Şimdi biraz başa saralım, Mart başından beri yaşananları, paniğin nedenlerini ve herkese “yeni bir finansal krizin ayak sesleri mi?” dedirten gelişmeleri inceleyelim.

8 Mart’ta kripto para birimi odaklı bir banka olan Silvergate Capital, faaliyetlerini durduracağını ve varlıklarını tasfiye edeceğini duyurdu. İki milyar dolar sermayeye ihtiyacı olduğunu açıkladığında yatırımcılar bir bankacılık krizi konusunda endişelendi. Banka, tahvil portföyünü 1.8 milyar dolar zararla satmak zorunda kaldı.

Silicon Valley Bank’ın CEO’su Greg Becker, Şubat ayında tahmin edilenden daha düşük mevduat geldiğini bildirdi, kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, bankanın notunu düşürdü ve görünümünü negatife indirdi.

9 Mart’ta SVB’den mevduat çekilişleri hızlandı. Becker, risk sermayesi şirketlerini sakin olmaya çağırdı. Yatırımcılar arasında sosyal medyada panik yayıldı. Hisseleri yüzde 60 düştü.

SILICON VALLEY BANK 10 MART’TA İFLAS ETTİ

SVB 10 Mart’ta iflas etti. Bankaya alıcı çıkmadı. Ülkenin en büyük 16’ıncı büyük bankası, Federal Mevduat Sigorta Şirketi’nin oldu. 175 milyar dolarlık müşteri mevduatını kontrolü altına aldı.

Şok, bankacılık sektörünü vurdu ve First Republic Bank, Signature Bank ve Western Alliance başta olmak üzere banka hisselerinde satışlar başladı.

Hazine Bakanı Janet L. Yellen, yatırımcılara bankacılık sisteminin dirençli olduğu konusunda güvence verdi.

Büyük ölçüde emlak şirketlerine ve hukuk firmalarına borç veren 24 yaşındaki, New York merkezli bir kurum olan Signature Bank’ta da, bir miktar mevduatın çıkışı yaşandı.

12 Mart’ta FDIC sıkıntının yayılmasını önlemek için Signature Bank’a el koydu. 40 şubesi bulunan banka, özellikle SVB’tan kaynaklanan paniğin kurbanı oldu.

FED, FDIC ve Hazine Bakanlığı ortaklaşa açıklamasında, “mudilerin 13 Mart Pazartesi gününden itibaren paralarının tamamına erişebileceklerini” ve her iki bankanın da başarısızlığından kaynaklanan hiçbir zararın “vergi mükellefi tarafından karşılanmayacağını” duyurdu.

FDIC, sonuçları küresel ekonomiye yansıyacak ciddi bir finansal krizi ve korkunç sonuçlarını önlemek için hükümetin sigortasız mevduat sahiplerine geri ödeme yapmasına izin veren bir “sistemik risk istisnasına” başvurdu. FED, gereken bankalara ek fon sağlamak ve “tüm mudilerinin ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini” sağlamak için Hazine’nin onayıyla bir acil kredi programı oluşturacağını duyurdu.

BIDEN: BANKACILIK SİSTEMİ GÜVENLİ, KİMSE KURTARMA İÇİN ÖDEME YAPMAYACAK

13 Mart’ta Başkan Biden, bir konuşmasında ABD bankacılık sisteminin güvenli olduğunu söyledi ve vergi mükelleflerinin herhangi bir kurtarma için ödeme yapmayacağını belirtti.

ABD’deki küçük, bölgesel banka hisseleri keskin biçimde düştü, First Republic yüzde 60 düşüşle en kötü darbeyi aldı. HSBC, Silicon Valley Bank’ın İngiltere’deki yan kuruluşunu satın alacağını açıkladı.

14 Mart’ta banka hisseleri kayıplarının bir kısmını geri aldı. SVB’ın çöküşüyle ilgili soruşturma başlatıldı.

15 Mart’ta İsviçreli Credit Suisse’in hisseleri yüzde 24 düştü. 16 Mart’ta First Republic Bank, aralarında JPMorgan Chase, Wells Fargo, Bank of America ve Citigroup’un da (aktifleri bakımından ABD’nin en büyük 4 bankası olan bu dörtlü beşer milyar dolar verdi) bulunduğu ülkenin en büyük 11 bankasından 30 milyar dolar mevduat desteği aldı.

Credit Suisse, İsviçre Merkez Bankası’ndan 54 milyar dolar borç alacağını açıkladı. Janet Yellen, Senato Finans Komitesi’ne hitaben konuşmasında halka Amerikan bankalarının “sağlam” olduğu konusunda güvence vurgusu yaptı.

ECB KAOTİK ORTAMA RAĞMAN YARIM PUAN FAİZ ARTIRDI

Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise belirsizlik ortamında, enflasyonla mücadele amacıyla politika faizini yarım puan arttırdı.

17 Mart Cuma günü, yatırımcılar hala ikna olmadığını gösterdi. Wall Street’te Dow Jones 400 puandan fazla düştü, banka hisseleri dip yaptı. PacWest Bancorp yüzde 13.1, Western Alliance yüzde 16.9 değer yitirdi. İki banka hafta içinde yüzde 60 düştü.

İsviçre’de Credit Suisse’e UBS talip oldu. Credit Suisse’ten mevduat çekilişleri bir haftada 10.8 milyar dolara dayandı. ABD’de First Republic daha çok nakit arayışına girdi.

22 MART’TA FED’İN FAİZ KARARI MERAKLA BEKLENİYOR

Şimdilik, FED ve FDIC gibi kurumlar doğru adımlar atarak panik havasının önüne geçmeye çalışıyorlar. Bankalarda mevduatı olanlar limite bakılmaksızın kurtarıldı. Olası mevduat çekilişi ile zor duruma düşebilecek bankalara ellerindeki tahvil ve bonoları teminat gösterip borç alabilmelerini sağlayacak bir fon oluşturuldu.

Ancak 21-22 Mart’ta çok önemli bir FED toplantısı var. FED’in faiz artırımı yapıp yapmayacağı tedirginlikle izlenecek. Daha önceki beklenti yarım puanlık bir artıştı. Çarşamba günü ABD’de Şubat ayında enflasyonun yüzde 6’ya gerilediği (Ocak ayı yüzde 6.4’tü) açıklandı. Bu FED’in sert faiz artışı yapmayacağına dair rahat bir nefes alınmasını sağladı.

Şimdi ise 0.25 puanlık bir artış (gösterge faiz yüzde 4.75-5.00 olacak) bekleniyor. Kimi yorumcular, FED’in bu toplantıda “pas geçebileceğini” tahmin ediyor.

Haziran ayından itibaren ise faiz indirimleri ve 2023 sonunda faizlerin yüzde 4’e, 2024 sonunda ise yüzde 3’ün altına düşmesi bekleniyor. Finans sektörü daha fazla faiz artırımının yükselecek tahvil faizleri nedeniyle bankaları iyice zor duruma sokacağından endişe ediyor.

SONA GELİNMEDİ, KRİTİK BİR HAFTA VAR

Bankacılık krizi ve panik havası sona ermiş değil. Anlayacağınız gibi, bu hafta çok kritik. Hükümetlerin ve kurumların atacağı adımlar çok önemli… FED’in faiz konusunda vereceği karar da…

En önemlisi, gelişmiş ülkelerde banka mevduat sahiplerinin ne yapacağı? Ani ve yoğun bir mevduat çekilişi krizi daha da derinleştirecek.

Wall Street’te özellikle bankacılık hisselerinde panik satışların devam edip etmeyeceği de bir başka gösterge olacak. Yatırımcılar, bankacılık hisselerinden çıkıp teknoloji hisselerini satın alıyorlar.

Ancak, banka hisselerinde ve tahvil getirilerinde devam eden dalgalanmanın gösterdiği gibi, yatırımcılar daha fazla hasarın ortaya çıkma potansiyeli konusunda gergin durumda.

DURGUNLUK İHTİMALİ BİR KEZ DAHA GÜÇLENDİ

Piyasanın yüksek faiz oranlarına duyarlı diğer noktalarına da dikkat çekiliyor. Bankacılık sektöründeki sancı, borç verenleri yeni yatırımlardan çekilmeye sevk edebilir ve şirketler sorun yaşamaya başlarsa nakit kaynağına erişim sıkılaşabilir. Bunlar büyüme üzerinde baskı oluşturabilecek kısıtlamalar.

Sözün özü; durgunluk ihtimali bir kez daha güçlendi çünkü artık borçlanmak daha zor olacak. Petrol fiyatlarında yaşanan düşüş de (geçen hafta Batı Teksas petrolünün varili 74 dolardan 67 dolara indi) küresel durgunluk kaygısından kaynaklanıyor.

Son olarak şunu söyleyelim: FED enflasyonla mücadele için faiz artırıp, sıkı para politikası uygularken, bankacılık sektörüne böyle bir zarar vereceği hiç beklenmiyordu. Ancak, bir finansal kaza oldu ve zincirleme etkisinin nerelere varacağı şimdilik bilinmiyor.

ABD’de 2000’den bugüne iflas eden bankaların büyüklükleri…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir