Küresel Fiyat Artışları ve Düşen Büyüme: İran Savaşının Tüketici Üzerindeki Etkileri

Küresel Fiyat Artışları ve Düşen Büyüme: İran Savaşının Tüketici Üzerindeki Etkileri

7 Haziran 2026 – Nakliye sektörü verileri, İran ile savaşın patlak vermesi sonrasında Küresel Konteyner Nakliye Endeksi’nin iki katına çıkarak Eylül 2024’teki Kızıldeniz krizi seviyelerine ulaştığını gösteriyor. Bu artış, gemi yakıtı fiyatlarında yaşanan büyük bir sıçrama ile bağlantılı. Yakıt maliyetleri, Şubat ayının ortalarına göre yaklaşık %68 oranında artış gösterirken, bu durum küresel nakliye şirketlerini artan giderleri telafi etmek amacıyla müşterilere ek ücretler yansıtma yoluna itiyor. Şanghay’dan ABD’nin Batı Kıyısı’na yapılan navlun fiyatları %50’nin üzerinde bir artış kaydederken, Avrupa ve Akdeniz’e giden hatlarda bu oran %30 ile %70 arasında değişiklik gösterdi.

Uzmanlar, İran’ın bölgedeki etkisinin ve Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün, Beyaz Saray ile yapılacak olası bir anlaşmanın doğasına bakılmaksızın çatışmanın uzun süreceğine işaret ettiğini vurguluyor. Wood Mackenzie Ekonomi Bölümü Başkanı Peter Martin, Hürmüz Boğazı’nın yıl sonuna kadar kapalı kalması halinde Brent petrol varil fiyatının 200 dolara yaklaşabileceği ve bunun global enerji krizini “küresel bir ekonomik krize” dönüştürebileceğini belirtiyor.

Küresel ekonomik belirsizlikler ortasında, İran’ın Tasnim haber ajansının geçtiğimiz Pazartesi günü aktardığına göre, Tahran, İsrail’in Lübnan’daki askeri operasyonları nedeniyle ABD ile dolaylı görüşmelerini durdurma kararı aldı. İran ve “Direniş Ekseni” olarak bilinen müttefikleri, İsrail ve destekçilerine yönelik baskı artırma stratejileri üzerinde çalışıyor. Bu stratejiler arasında Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve Babülmendep bölgesindeki diğer cephelerin harekete geçirilmesi yer alıyor.

Küresel büyüme tahminleri ise olumsuz bir seyir izliyor. Birleşmiş Milletler (BM), Orta Doğu’daki savaşın enflasyonist etkilerini artırdığı ve küresel ekonomi üzerindeki belirsizlikleri derinleştirdiği uyarısında bulunarak 2026 yılı için büyüme tahminlerini düşürdü. Raporda, 2025’te %3 olan küresel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesinin 2026’da %2,5’e gerileyeceği öngörülüyor. Bu oran, Ocak ayındaki tahminlerden 0,2 puanlık bir düşüşü temsil ederken, COVID-19 pandemisi öncesindeki büyüme seviyelerinin oldukça altında kalıyor.

Raporda, güçlü iş gücü piyasaları ve esnek tüketici talebinin yanı sıra yapay zeka destekli ticaret ve yatırımların “küresel ekonomik faaliyete kısmi bir destek sağlayacağı” belirtildi. Ancak, “enerji fiyatlarındaki ani artışların enerji şirketlerine büyük kazançlar sağlarken, artan maliyetlerin hanehalkı ve işletmeler üzerindeki baskıyı da artırdığı” ifade ediliyor.

Gelişmiş ekonomilerde enflasyonun 2025’te %2,6’dan 2026’da %2,9’a yükseleceği, gelişmekte olan ekonomilerde ise %4,2’den %5,2’ye fırlayacağı tahmin ediliyor. ABD ekonomisinin, hanehalkı harcamalarının gücü ve teknoloji yatırımlarının etkisiyle 2026’da %2 oranında istikrarlı bir büyüme göstermesi bekleniyor. Ancak, ithal enerjiye olan yüksek bağımlılığı nedeniyle Avrupa en çok etkilenecek bölge olarak öngörülüyor; Avrupa Birliği’nin büyümesinin %1,5’ten %1,1’e, Birleşik Krallık’ın ise %1,4’ten %0,7’ye gerilemesi bekleniyor. Reuters’a göre, BM, Afrika kıtasındaki ortalama büyümenin gelecek yıl %4,2’den %3,9’a hafif bir düşüş göstereceğini öngörüyor.

Author: Serkan Koç