“`html
Hukuk, Sağlık Çalışanlarının Aile Birliğini Korudu
Üniversite hastanelerinde süregelen ve birçok sağlık çalışanını zor durumda bırakan “çakılı kadro” uygulamasına karşı yargıdan önemli bir hamle geldi. Sağlık Bakanlığı’nın “kadro yetersizliği” gerekçesiyle reddettiği eş durumu tayin talebi, mahkeme tarafından iptal edildi. HEP-SEN’in yürüttüğü hukuki süreç, ailelerin idari engellerle parçalanamayacağını bir kez daha ortaya koydu.
Mahkeme, Aile Birliğini Korudu
Olay, Denizli Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’nde çalışan bir sağlık personelinin, eşiyle arasındaki 1.000 kilometrelik mesafeyi kapatmak için yaptığı tayin başvurusu etrafında şekillendi. Eşi Şanlıurfa’da hemşire olarak görev yaparken, bu uzun mesafe çiftin aile birliğini olumsuz etkiliyordu. Ancak, Bakanlık personelin bu haklı talebine olumlu yanıt vermek yerine, durumu görmezden geldi.
Mahkeme Kararının Detayları
HEP-SEN Hukuk Birimi, yaşanan bu mağduriyet sonrası süreci başlattı ve Denizli 2. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Mahkeme, idarenin ret kararının hukuki bir dayanağı olmadığını belirleyerek şu tespitlere ulaştı:
- Kadro Yetersizliği: Şanlıurfa’da yeterli kadrolar bulunmamaktadır.
- Kadro Mevcut: İlgili branşta boş kadro mevcuttur.
- İzin Kısıtlaması: Naklen atama izinlerinin yetersiz olduğu iddiası geçersizdir.
- İzinler Açık: Merkezi atama izinleri kullanılabilir durumdadır.
- İdari Takdir: Muvafakat ve kurum prosedürlerinin engelleyici olduğu iddiası hatalıdır.
Mahkeme, Anayasa’nın 41. maddesine atıfta bulunarak, aile birliğinin korunmasının devletin yükümlülüğü olduğunu vurguladı. Eşlerin farklı illerdeki görevleri, ister istemez aile birliğini bozmakta ve bunu kabul etmek de psikolojik sıkıntılara yol açmaktadır.
HEP-SEN’den Tekerlekli Destek
HEP-SEN, bu kararı büyük bir sevinçle karşıladığını belirtti ve “Hiçbir sağlık çalışanı ailesinden ayrı kalmamalı” vurgusunu yaptı. Sendika, yapılan bu hukuki mücadelenin meyvelerini verdiğini ve üniversite hastanelerinden Bakanlığa geçiş sürecindeki tüm üyelerine destek olacağını ifade etti. Bu karar, benzer durumda olan birçok meslektaş için de umut kaynağı oldu.
Sonuç olarak, Denizli 2. İdare Mahkemesi’nin verdiği bu yargı kararı, sadece bir dava değil; aynı zamanda sağlık sistemindeki önemli bir soruna dikkat çeken bir adım olmuştur. Bakanlık ve YÖK arasında bu konuyla ilgili kalıcı çözümler geliştirilmelidir.
“`