En Çok Ezilen İki Kesim

YÖN/FİKRET BİLÂ

İktidarın en çok zor durumda olan kesimlerinden biri düşük maaşlı emekliler ve asgari ücretle çalışan emekçilerdir.

2026 yılının ilk yarısında, iktidar işçi emeklilerine enflasyonun çok altında zam yaparak durumu daha da kötüleştirdi.

2026 yılı boyunca asgari ücret 28.075 lira olarak belirlendi.

En düşük emekli maaşı 16.800 liradan 18.938 liraya yükseltildi.

TÜRK-İŞ tarafından yapılan açıklamaya göre, Aralık 2025 itibariyle açlık sınırı 30.148 lira, yoksulluk sınırı 98.188 lira ve bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti 39.123 lira olarak belirlendi.

Bu durumda, asgari ücret açlık sınırının 2.073 lira altında kaldı ve en düşük emekli maaşı ise 11.210 lira daha azdı.

Enflasyon rakamlarına gelince, TÜİK’e göre aylık enflasyon %0,89, yıllık enflasyon ise %30,89 olarak gerçekleşti.

İTO’ya göre aylık enflasyon %1,23, yıllık enflasyon ise %37,68 olarak açıklandı.

ENAG’a göre ise aylık enflasyon %2,11, yıllık enflasyon ise %56,14 seviyesinde gerçekleşti.

En düşük emekli maaşlarındaki artış ve yeni asgari ücret, hangi kurumun verilerine bakılırsa bakılsın enflasyonun gerisinde kalmaktadır.

Türkiye’de enflasyonu en doğru şekilde belirleme konusunda ENAG’ın çalışmalarının güvenilirliği bilinmektedir.

ENAG’ın oranlarına göre en düşük maaş alan işçi emeklilerine yapılan %12’lik zam oldukça yetersiz kalmaktadır.

Bu ücret politikası, işçi emeklileri ve asgari ücretliler için zorlu bir dönemi beraberinde getirmektedir.

Kira artışlarının %34 olarak belirlendiği düşünüldüğünde, bu kesimlerin ay sonunu getirmesi neredeyse imkansızdır.

Yapılan sokak röportajlarından anlaşıldığı kadarıyla, en düşük maaş alan emekliler ve asgari ücretle çalışanlar ikinci iş arayışı içerisindedir.

65 yaşındaki bir emekli marketlerde çalışmak için başvuru yapmaktadır. Kimi inşaatlarda işe girmektedir. Bir kısmı pazarda yük taşımakta, hamallık yapmaktadır.

Asgari ücretli kişiler ise ek iş bulmak için çaba göstermektedir. Kimi hafta sonları kuryelik yaparken, bazıları gece inşaat bekçiliği işi yapmaktadır.

Büyük şehirlerdeki çevresel mahallelerde dahi kira ücretleri semte göre 10.000 lira veya 15.000 lira seviyelerinde başlamaktadır, bu da bu kesimlerin geçimini oldukça zorlaştırmaktadır.

Emeklilerin çoğunluğu aile üyelerinden gelen desteklerle ay sonunu getirebilmektedir.

Destek alamayanların ise çalışma dışında bir seçenekleri bulunmamaktadır, elbette o yaşta iş bulabilirlerse.

Sokak röportajlarında bazı emekliler, çocuklarına ve torunlarına yük olmaktan utanç duyduklarını ifade etmektedir.

Bazıları bir kahvehaneye gidip çay içememekte ve bu nedenle günlerini park ve bahçelerde geçirmek zorunda kaldıklarını dile getirmektedir.

Emekli kesimi için durum oldukça zorlu görünmektedir.

Asgari ücretliler de benzer şekilde zor zamanlar yaşamaktadır.

Beş emeklinin maaşı yoksulluk sınırına bile ulaşamamaktadır.

Türkiye’deki emekli ve çalışan kesim her geçen gün daha da fakirleşmekte ve gelir eşitsizliği giderek artmaktadır.

Anayasa’daki “sosyal devlet” ilkesi ise büyük bir belirsizlik içerisindedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir